46,1237$% 0.02
53,4249€% 0.39
61,8688£% 0.49
6.435,79%0,25
10.594,00%-0,21
42.277,00%-0,21
02:00
08 Haziran 2026 Pazartesi
Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından organize edilen Gençlik ve Spor Bakanlığı koordinasyonundaki Türkiye-Tunus Gençlik Değişim Programı kapsamında Türk gençleri, Tunus’ta yoğun bir kültürel ve diplomatik program gerçekleştirdi. Program süresince gençler; Sidi Bou Said, Sousse, El Jem, Kairouan ve Medina of Tunis gibi tarihi şehirleri ziyaret ederek ülkenin kültürel mirasını yerinde gözlemledi. Ziyaretler, gençlerin hem Kuzey Afrika tarihi hem de Akdeniz havzasındaki kültürel etkileşimler hakkında doğrudan bilgi edinmesini sağladı.
Program kapsamında Türk heyeti, Türkiye Cumhuriyeti Tunus Büyükelçiliği, konsolosluk birimleri ve Yunus Emre Enstitüsü Tunus temsilciliğini ziyaret etti. Ziyaretlerde yürütülen kültürel diplomasi çalışmaları, eğitim programları ve iki ülke arasındaki gençlik değişim projeleri hakkında kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı. Gençler ayrıca büyükelçilik yetkilileriyle bir araya gelerek Türkiye’nin Tunus’taki kültürel ve diplomatik faaliyetleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

TÜRK KÜLTÜRÜ TUNUS’TA YANKI BULDU: ZEYBEK GÖSTERİSİ BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI
Program kapsamında gençler, Türkiye’nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan ile de bir araya geldi. Görüşmede kültürel etkileşim, gençlik politikaları ve uluslararası iş birliği mekanizmaları ele alındı. Büyükelçi Demircan, gençlerin kültürel diplomasi açısından taşıdığı rolün önemine dikkat çekti.
Türkiye Maarif Vakfı tarafından Tunus’ta düzenlenen Türk Kültür Günü etkinliği, programın en dikkat çeken organizasyonlarından biri oldu. Türkiye Maarif Vakfı tarafından organize edilen etkinlikte Türk kültürünün geleneksel unsurları tanıtıldı, sahne performansları sergilendi ve uluslararası katılımcılar ağırlandı. Etkinlikte Kayseri’den katılan 2025 Kayseri Temsilcisi ve gönüllü genç lider Mert Dalcı sahneye çıkarak zeybek gösterisi gerçekleştirdi.
Mert Dalcı’nın sergilediği zeybek performansı, etkinliğe katılan Tunuslu ve uluslararası izleyicilerden yoğun alkış aldı. Türk halk danslarının en önemli temsil biçimlerinden biri olan zeybek, kültürel diplomasi açısından güçlü bir sembol olarak değerlendirildi. Gösteri, Türk kültürünün sahne sanatları aracılığıyla uluslararası platformlarda tanıtılmasının etkili bir örneği olarak öne çıktı.
Erciyes Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü mezunu olan Dalcı, yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Sekiz farklı branşta antrenörlük belgesine sahip olan Dalcı, daha önce Kayseri Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. bünyesinde buz pateni eğitmenliği yapmış, gençlik kamplarında kamp lideri olarak görev almıştır. Ayrıca Kemal Arslan Dans Akademisi bünyesinde halk oyunları çalışmalarını sürdürerek sahne sanatları alanındaki yetkinliğini geliştirmiştir.

TÜRK KÜLTÜRÜ TUNUS’TA YANKI BULDU: ZEYBEK GÖSTERİSİ BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI
Dalcı, Türkiye genelinde çeşitli resmi programlarda görev almış, Gençlik Haftası kapsamında Anıtkabir’de düzenlenen törenlere katılmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen etkinliklerde yer almıştır. Bu deneyimler, onun Türkiye-Tunus Gençlik Değişim Programı’na seçilmesinde önemli bir motivasyon kaynağı olarak değerlendirilmektedir.
Türkiye-Tunus Gençlik Değişim Programı, gençlerin uluslararası düzeyde kültürel temsil kapasitesini artırırken, Türkiye’nin yumuşak güç unsurlarını da görünür kılmaktadır.Türk Kültür Günü etkinliğinde sergilenen zeybek performansı, kültürel mirasın evrensel bir dil olarak nasıl etkili bir iletişim aracı olabileceğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Türkiye’de eğitim teknolojileri, okul donanımları ve eğitim araçları alanında faaliyet gösteren Oscar Okul, geliştirdiği modern eğitim projeleriyle anaokulundan üniversitelere kadar birçok kuruma kapsamlı çözümler sunmaya devam ediyor. Eğitim alanlarının yalnızca ders işlenen ortamlar olmaktan çıkarak öğrencilerin gelişimini doğrudan etkileyen yaşam alanlarına dönüşmesiyle birlikte, okul tasarımlarında ergonomi, güvenlik ve işlevsellik daha fazla önem kazanıyor.
Bu kapsamda faaliyetlerini sürdüren Oscar Okul; okul mobilyaları, eğitim araçları, laboratuvar ekipmanları, yazı tahtaları, okul sıraları ve anaokulu ekipmanları gibi geniş ürün gamıyla eğitim sektöründe dikkat çeken markalar arasında yer alıyor.

Günümüzde eğitim kurumları, öğrencilerin dikkat sürelerini artıran, sosyal etkileşimlerini destekleyen ve öğrenme deneyimini geliştiren özel alanlar olarak planlanıyor. Bu dönüşüme uygun projeler geliştiren firma, okul iç mekanlarını modern eğitim anlayışına uygun şekilde yeniden tasarlıyor.
Özellikle anaokulu projelerinde çocuk güvenliği, renk uyumu, ergonomik kullanım ve dayanıklı materyal seçimi gibi kriterlere önem veren marka; öğrencilerin fiziksel ve zihinsel gelişimini destekleyen alanlar oluşturmayı hedefliyor. Sınıf tasarımlarından laboratuvar kurulumlarına kadar birçok farklı alanda hizmet veren firma, eğitim kurumlarının ihtiyaçlarına özel projeler geliştiriyor. Ortak yaşam alanları, etüt merkezleri, öğretmen odaları ve sosyal kullanım alanları da projelerin önemli parçaları arasında yer alıyor.
Oscar Okul, yalnızca ürün tedariği sağlayan bir firma modeli yerine; proje geliştirme, tasarım, üretim ve uygulama süreçlerini birlikte yöneten çözüm ortaklığı yaklaşımıyla faaliyet gösteriyor. Türkiye genelindeki eğitim kurumlarından gelen talepleri değerlendiren firma, ihtiyaç listelerine göre özel teklifler hazırlıyor. Gerekli durumlarda yerinde keşif desteği sağlayan ekipler, proje onayının ardından uygulama süreçlerini profesyonel şekilde yönetiyor.
Yetkililer, doğru planlanmış eğitim alanlarının öğrencilerin öğrenme performansını doğrudan etkilediğini belirterek; sürdürülebilir, uzun ömürlü ve işlevsel eğitim ortamları oluşturmayı hedeflediklerini ifade ediyor.

Eğitim sektöründe değişen ihtiyaçlarla birlikte okul donanımlarında çok amaçlı kullanım ve dayanıklılık ön plana çıkıyor. Bu doğrultuda geliştirilen yeni nesil eğitim araçları, hem öğretmenlerin ders anlatım süreçlerini kolaylaştırıyor hem de öğrencilerin daha verimli öğrenme deneyimi yaşamasına katkı sağlıyor.
Laboratuvar çözümleri, akıllı sınıf ekipmanları, ergonomik okul sıraları ve modern anaokulu konseptleriyle dikkat çeken firma, eğitim kurumlarının fiziksel altyapılarını çağın gerekliliklerine uygun hale getirmeyi amaçlıyor. Eğitim araçları, okul mobilyaları, laboratuvar sistemleri ve anaokulu ekipmanlarına ilişkin detaylı bilgilere Oscar Okul Resmi Web Sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.
YALOVA – Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Oğuzhan Akman, Dünya Astım Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, yalnızca nefes açıcı ilaçlara dayalı tedavi anlayışının astım hastalarında ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Akman, astımın doğru tedavi ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen kronik bir solunum yolu hastalığı olduğunu vurgulayarak, “Nefes açıcı ilaçlar geçici rahatlama sağlar; ancak hastalığın temelindeki iltihabi süreci tedavi etmez” dedi.
Astım, hava yollarında kronik iltihaplanmaya bağlı gelişen ve nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste baskı hissi ve özellikle geceleri artan öksürük gibi belirtilerle ortaya çıkan yaygın bir akciğer hastalığı olarak biliniyor. Her yaş grubunda görülebilen hastalık, kontrol altına alınmadığında günlük yaşamı önemli ölçüde kısıtlayabiliyor.
Dünya Astım Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Dr. Oğuzhan Akman, uygun tedavi ile astım hastalarının büyük bölümünün normal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti.
“Doğru ilaç seçimi, düzenli kullanım ve tetikleyici faktörlerden korunma sayesinde astım tamamen kontrol altına alınabilir. Ancak yanlış tedavi tercihleri veya düzensiz ilaç kullanımı ciddi ataklara ve kalıcı akciğer hasarına neden olabilir.”
Dr. Akman, geçmişte sıkça kullanılan yalnızca kısa etkili nefes açıcı ilaçların güncel uluslararası rehberlerde tek başına önerilmediğini belirtti.
“Kortizon içermeyen ve sadece geçici rahatlama sağlayan nefes açıcı ilaçlar, hastanın şikâyetlerini kısa süreli azaltabilir. Ancak hava yollarındaki iltihabı baskılamadığı için hastalık ilerlemeye devam eder. Bu durum, zaman içinde akciğerlerde geri dönüşü olmayan yapısal değişikliklere, yani remodelling adı verilen kalıcı hasarlara yol açabilir.”
Uzman hekim, modern astım tedavisinin temelini inhaler kortizonlu ilaçların oluşturduğunu kaydetti.
Toplumda kortizon içeren ilaçlara yönelik bazı yanlış inanışların bulunduğunu belirten Akman, solunum yoluyla uygulanan inhaler kortizon tedavisinin doğru teknikle kullanıldığında son derece güvenli olduğunu söyledi.
“Bu ilaçlar doğrudan akciğerlere ulaştığı için sistemik yan etkileri oldukça düşüktür. Hekim önerisine uygun kullanıldığında astım kontrolünde en etkili tedavi yöntemlerinden biridir.”
Dr. Akman, inhaler kortizonlu ilaç kullanan hastaların ilaç uygulamasından sonra ağız ve boğazlarını suyla çalkalamalarının önemli olduğunu vurguladı.
“Bu basit uygulama; ses kısıklığı, boğaz tahrişi ve ağız içinde oluşabilecek mantar enfeksiyonu ya da aft benzeri lezyonların önlenmesine yardımcı olur.”
Astımın yalnızca ilaçlarla değil, çevresel düzenlemeler ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla da kontrol altına alınabileceğini belirten Dr. Akman, sigara dumanının en önemli tetikleyiciler arasında yer aldığını ifade etti.
Kapalı ortam havasının temiz tutulması, düzenli egzersiz yapılması, sağlıklı beslenme ve ideal kilonun korunmasının astım kontrolünü olumlu etkilediğini kaydetti.
Dr. Oğuzhan Akman, astım hastalarına şu önerilerde bulundu:
Uzmanlara göre aşağıdaki belirtiler görülüyorsa göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor:
Astımın doğru yönetildiğinde bireylerin sosyal ve iş yaşamlarını kısıtlamadan sürdürebilecekleri bir hastalık olduğunu belirten Dr. Akman, düzenli hekim kontrolünün önemine dikkat çekti.
“Astım korkulacak bir hastalık değil, doğru şekilde yönetilmesi gereken kronik bir sağlık sorunudur. Erken tanı, düzenli tedavi ve bilinçli hasta yaklaşımı ile yaşam kalitesi belirgin şekilde artırılabilir.”
Dünya Astım Günü kapsamında yapılan açıklamalarda, erken teşhis ve güncel tedavi yaklaşımlarının astım hastalarının yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığı bir kez daha vurgulandı.
Haber: İhsan BAKSİ / Yalova
Kemirgen temasıyla bulaşabilen hantavirüs, grip benzeri belirtilerle başlayıp kısa sürede solunum yetmezliğine yol açabiliyor. Uzmanlar, erken belirtilerin dikkate alınmasının hayat kurtardığını vurguluyor. Dünya genelinde yeniden gündeme gelen hantavirüs vakaları, halk sağlığı açısından endişe yaratmayı sürdürüyor. Sağlık uzmanları, özellikle kırsal bölgelerde yaşayanlar ile fare ve diğer kemirgenlerle temas riski bulunan kişilerin dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyası yoluyla bulaşan hantavirüs, erken dönemde grip veya soğuk algınlığıyla karıştırılabilen belirtiler gösteriyor. Ancak hastalık ilerlediğinde akciğerlerde sıvı birikmesi, ciddi nefes darlığı ve çoklu organ yetmezliği gibi yaşamı tehdit eden tablolara neden olabiliyor.
Hantavirüs, başta fareler olmak üzere enfekte kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan ciddi bir viral enfeksiyondur. Virüs, özellikle kemirgen dışkısı, idrarı veya salyasının kuruyarak havaya karışması ve bu partiküllerin solunmasıyla bulaşır.
Depo, ahır, samanlık, bodrum ve uzun süredir kullanılmayan kapalı alanlar, hantavirüs açısından yüksek riskli bölgeler arasında yer alır.
Uzmanlara göre hantavirüs çoğu durumda insandan insana bulaşmaz. Bununla birlikte, enfekte kemirgenlerin bulunduğu ortamlarda bulunmak önemli bir risk faktörüdür.
Hantavirüs enfeksiyonunun ilk belirtileri genellikle ani başlar ve grip ile karıştırılabilir. Ancak belirtilerin şiddetli seyretmesi ve kısa sürede kötüleşmesi dikkatle değerlendirilmelidir.
Sağlık uzmanları, bu belirtilere kemirgen teması öyküsünün eşlik etmesi halinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor.
Hastalığın ilerleyen aşamalarında akciğerler ve böbrekler etkilenebiliyor. Bu dönemde yoğun bakım desteği gerektirebilecek ağır komplikasyonlar gelişebiliyor.
Uzmanlara göre bazı hastalarda tablo birkaç saat içinde ağırlaşabiliyor ve acil yoğun bakım desteği gerekebiliyor.
Hantavirüsün başlıca bulaş yolları şunlardır:
Özellikle uzun süre kapalı kalan alanların temizliği sırasında risk artar.
Uzmanlar, bazı meslek grupları ve yaşam tarzlarının hantavirüs açısından daha yüksek risk taşıdığını belirtiyor.
Bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde hastalık daha ağır seyredebilir.
Uzmanlara göre hantavirüsten korunmanın en etkili yolu kemirgenlerle teması önlemektir.
Hantavirüs için spesifik ve kesin bir antiviral tedavi bulunmuyor. Ancak erken tanı ve yoğun destek tedavisi sayesinde ölüm riski önemli ölçüde azaltılabiliyor.
Tedavi sürecinde şu uygulamalar öne çıkıyor:
Uzmanlar, erken teşhis edilen vakalarda tedavi başarısının belirgin şekilde arttığını belirtiyor.
Aşağıdaki belirtilerden biri veya birkaçı varsa acilen sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor:
Erken müdahale, hastalığın ölümcül komplikasyonlara ilerlemesini önleyebilir.
Sağlık uzmanları, hantavirüs konusunda toplum farkındalığının artırılmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayanların ve kemirgen teması riski bulunan kişilerin hijyen kurallarına dikkat etmeleri ve belirtileri ciddiye almaları gerektiği ifade ediliyor.
Hantavirüs, başlangıçta grip benzeri belirtiler gösterse de kısa sürede yaşamı tehdit eden ciddi bir tabloya dönüşebilir. Ani başlayan yüksek ateş, yoğun kas ağrıları ve kemirgen teması öyküsü varsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşıyor.
Erken teşhis, uygun destek tedavisi ve korunma önlemleri sayesinde hantavirüsün yol açabileceği ağır sonuçların önüne geçmek mümkün oluyor.
Haber : İhsan BAKSİ / Yalova
Yalova’nın Altınova ilçesine bağlı Tavşanlı beldesi, akşam saatlerinde adeta bir savaş alanına döndü. Adli kaynaklardan edinilen bilgiler kapsamında Belediye Başkanı Mücahit Kaçar, ailesini ve aile bireylerine ait işletmeleri hedef alan olaylar zinciri, sosyal medyada başlayan bir tartışmanın nasıl kontrolden çıkabileceğini çarpıcı biçimde gözler önüne serdi.
İddialara göre her şey, bir yemek sözleşmesi üzerinden ortaya atılan ve gerçeği yansıtmadığı belirtilen paylaşımlarla başladı. Başkanın konuyla ilgisi olmadığı anlaşılmasına rağmen, taraflar arasındaki gerilim kısa sürede büyüdü. Klavye başındaki tartışma, yerini sokakta yaşanan tehlikeli bir yüzleşmeye bıraktı. İhaleyi alan üçüncü firmanın Başkan veya ailesiyle bir alakasının olmadığı ortaya çıktı.
Görgü tanıklarının ifadeleri ve güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler, Cengizler ailesine mensup olduğu öne sürülen silahlı bir grubun önce başkanın ailesine ait otele yöneldiğini ortaya koyuyor. Ellerinde silahlarla belde sokaklarında dolaşan grup, Başkanın uğradığı lokalde başkanı göremeyince bu kez hedefini değiştirdi.
Başkanı bulamayan silahlı gurup kardeşi Fatih Kaçar ve kuzeni Fırat gürünce onlara yöneliyor. Fatih KAÇAR ve kuzeni Fırat’ın kalabalığın ortasında H. C. tarafından darp edildiği görüntülere yansıyor. Görüntülerde, linç edilme sebebiyle uzaklaşmaya çalışan Fatih Kaçar, kendisini köşeye sıkıştıran silahlı gruba karşı ruhsatlı silahıyla önce havaya, ardından yere ateş ederek kurtulmaya çalıştığı anlar kameralarda görülüyor. Bu sırada D. C. isimli şahsın silahla ateş ettiği görülüyor. Ancak saldırı bununla da sınırlı kalmadı.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
Saldırgan grup, bu kez aileye ait işletmeye yöneldi. Silahların konuştuğu baskında camlar paramparça olurken, içeride bulunan Başkanın ailesi durumu adli mecraya taşıdı. E. C. isimli şahsın işletmeye ateş ettiği anlar kameralara yansıyor.
Olaylardan habersiz şekilde bir nikâh töreninden dönen Belediye Başkanı Mücahit Kaçarın arabasının önü kesilerek saldırıya uğradı. Kalabalığın saldırısına uğrayan başkan ve kardeşi Ensar Kaçar darp edildi. Ardından başkanın makam aracına açılan ateş, olayın boyutunu bir üst seviyeye taşıdı. O anlarda, henüz 16 yaşında olan Başkanın iki yeğeni çocuğun da darp edildiği görüntüler kameralara yansıdı.
Kameralara yansıyan bir diğer çarpıcı detay ise, olay yerinde bulunan H. C. isimli şahsın yere düşen boş kovanları topladığı görüntülere yansıdı. Bu görüntüler, delillerin karartılmaya çalışıldığı iddialarını güçlendirdi.
Saatler 20:58’i gösterdiğinde saldırının doruk noktasına ulaştığı, başkanın ailesinin bulunduğu işletmeye organize şekilde ateş açıldığı görülüyor. Olay yerine sevk edilen güvenlik güçleri müdahalede bulunurken, bazı şüphelilerin gözaltına alındığı ve olayda 18 yaş altındaki kişilere silah verildiği tespit edildi. Olayla ilgili çok sayıda kamera kayıtlarının bulunduğu ve adli merciilerce olayın faillerinin tespiti amacıyla geniş kapsamlı soruşturmanin devam ettiği belirtilmektedir.
Haber : Yalova Çizgi / Emre Can Kazmalı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.