45,4098$% 0.24
53,5661€% 0.56
61,9567£% 0.59
6.874,79%0,87
0,00%-100,00
0,00%-100,00
02:00
08 Mayıs 2026 Cuma
Dr. Akman’dan Dünya Astım Günü Uyarısı: “Nefes Açıcı İlaçlar Tek Başına Astımı Tedavi Etmez”
Kahramanmaraş'ta Feci Kaza: 17 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti, Vatandaşlar Yolu Kapattı
KALP SAĞLIĞI HAFTASI’NDA UZMANINDAN KRİTİK UYARI: “KALP HASTALIKLARI ÖNLENEBİLİR”
YALOVA – Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Oğuzhan Akman, Dünya Astım Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, yalnızca nefes açıcı ilaçlara dayalı tedavi anlayışının astım hastalarında ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Akman, astımın doğru tedavi ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen kronik bir solunum yolu hastalığı olduğunu vurgulayarak, “Nefes açıcı ilaçlar geçici rahatlama sağlar; ancak hastalığın temelindeki iltihabi süreci tedavi etmez” dedi.
Astım, hava yollarında kronik iltihaplanmaya bağlı gelişen ve nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste baskı hissi ve özellikle geceleri artan öksürük gibi belirtilerle ortaya çıkan yaygın bir akciğer hastalığı olarak biliniyor. Her yaş grubunda görülebilen hastalık, kontrol altına alınmadığında günlük yaşamı önemli ölçüde kısıtlayabiliyor.
Dünya Astım Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Dr. Oğuzhan Akman, uygun tedavi ile astım hastalarının büyük bölümünün normal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti.
“Doğru ilaç seçimi, düzenli kullanım ve tetikleyici faktörlerden korunma sayesinde astım tamamen kontrol altına alınabilir. Ancak yanlış tedavi tercihleri veya düzensiz ilaç kullanımı ciddi ataklara ve kalıcı akciğer hasarına neden olabilir.”
Dr. Akman, geçmişte sıkça kullanılan yalnızca kısa etkili nefes açıcı ilaçların güncel uluslararası rehberlerde tek başına önerilmediğini belirtti.
“Kortizon içermeyen ve sadece geçici rahatlama sağlayan nefes açıcı ilaçlar, hastanın şikâyetlerini kısa süreli azaltabilir. Ancak hava yollarındaki iltihabı baskılamadığı için hastalık ilerlemeye devam eder. Bu durum, zaman içinde akciğerlerde geri dönüşü olmayan yapısal değişikliklere, yani remodelling adı verilen kalıcı hasarlara yol açabilir.”
Uzman hekim, modern astım tedavisinin temelini inhaler kortizonlu ilaçların oluşturduğunu kaydetti.
Toplumda kortizon içeren ilaçlara yönelik bazı yanlış inanışların bulunduğunu belirten Akman, solunum yoluyla uygulanan inhaler kortizon tedavisinin doğru teknikle kullanıldığında son derece güvenli olduğunu söyledi.
“Bu ilaçlar doğrudan akciğerlere ulaştığı için sistemik yan etkileri oldukça düşüktür. Hekim önerisine uygun kullanıldığında astım kontrolünde en etkili tedavi yöntemlerinden biridir.”
Dr. Akman, inhaler kortizonlu ilaç kullanan hastaların ilaç uygulamasından sonra ağız ve boğazlarını suyla çalkalamalarının önemli olduğunu vurguladı.
“Bu basit uygulama; ses kısıklığı, boğaz tahrişi ve ağız içinde oluşabilecek mantar enfeksiyonu ya da aft benzeri lezyonların önlenmesine yardımcı olur.”
Astımın yalnızca ilaçlarla değil, çevresel düzenlemeler ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla da kontrol altına alınabileceğini belirten Dr. Akman, sigara dumanının en önemli tetikleyiciler arasında yer aldığını ifade etti.
Kapalı ortam havasının temiz tutulması, düzenli egzersiz yapılması, sağlıklı beslenme ve ideal kilonun korunmasının astım kontrolünü olumlu etkilediğini kaydetti.
Dr. Oğuzhan Akman, astım hastalarına şu önerilerde bulundu:
Uzmanlara göre aşağıdaki belirtiler görülüyorsa göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor:
Astımın doğru yönetildiğinde bireylerin sosyal ve iş yaşamlarını kısıtlamadan sürdürebilecekleri bir hastalık olduğunu belirten Dr. Akman, düzenli hekim kontrolünün önemine dikkat çekti.
“Astım korkulacak bir hastalık değil, doğru şekilde yönetilmesi gereken kronik bir sağlık sorunudur. Erken tanı, düzenli tedavi ve bilinçli hasta yaklaşımı ile yaşam kalitesi belirgin şekilde artırılabilir.”
Dünya Astım Günü kapsamında yapılan açıklamalarda, erken teşhis ve güncel tedavi yaklaşımlarının astım hastalarının yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığı bir kez daha vurgulandı.
Haber: İhsan BAKSİ / Yalova
Kemirgen temasıyla bulaşabilen hantavirüs, grip benzeri belirtilerle başlayıp kısa sürede solunum yetmezliğine yol açabiliyor. Uzmanlar, erken belirtilerin dikkate alınmasının hayat kurtardığını vurguluyor. Dünya genelinde yeniden gündeme gelen hantavirüs vakaları, halk sağlığı açısından endişe yaratmayı sürdürüyor. Sağlık uzmanları, özellikle kırsal bölgelerde yaşayanlar ile fare ve diğer kemirgenlerle temas riski bulunan kişilerin dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyası yoluyla bulaşan hantavirüs, erken dönemde grip veya soğuk algınlığıyla karıştırılabilen belirtiler gösteriyor. Ancak hastalık ilerlediğinde akciğerlerde sıvı birikmesi, ciddi nefes darlığı ve çoklu organ yetmezliği gibi yaşamı tehdit eden tablolara neden olabiliyor.
Hantavirüs, başta fareler olmak üzere enfekte kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan ciddi bir viral enfeksiyondur. Virüs, özellikle kemirgen dışkısı, idrarı veya salyasının kuruyarak havaya karışması ve bu partiküllerin solunmasıyla bulaşır.
Depo, ahır, samanlık, bodrum ve uzun süredir kullanılmayan kapalı alanlar, hantavirüs açısından yüksek riskli bölgeler arasında yer alır.
Uzmanlara göre hantavirüs çoğu durumda insandan insana bulaşmaz. Bununla birlikte, enfekte kemirgenlerin bulunduğu ortamlarda bulunmak önemli bir risk faktörüdür.
Hantavirüs enfeksiyonunun ilk belirtileri genellikle ani başlar ve grip ile karıştırılabilir. Ancak belirtilerin şiddetli seyretmesi ve kısa sürede kötüleşmesi dikkatle değerlendirilmelidir.
Sağlık uzmanları, bu belirtilere kemirgen teması öyküsünün eşlik etmesi halinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor.
Hastalığın ilerleyen aşamalarında akciğerler ve böbrekler etkilenebiliyor. Bu dönemde yoğun bakım desteği gerektirebilecek ağır komplikasyonlar gelişebiliyor.
Uzmanlara göre bazı hastalarda tablo birkaç saat içinde ağırlaşabiliyor ve acil yoğun bakım desteği gerekebiliyor.
Hantavirüsün başlıca bulaş yolları şunlardır:
Özellikle uzun süre kapalı kalan alanların temizliği sırasında risk artar.
Uzmanlar, bazı meslek grupları ve yaşam tarzlarının hantavirüs açısından daha yüksek risk taşıdığını belirtiyor.
Bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde hastalık daha ağır seyredebilir.
Uzmanlara göre hantavirüsten korunmanın en etkili yolu kemirgenlerle teması önlemektir.
Hantavirüs için spesifik ve kesin bir antiviral tedavi bulunmuyor. Ancak erken tanı ve yoğun destek tedavisi sayesinde ölüm riski önemli ölçüde azaltılabiliyor.
Tedavi sürecinde şu uygulamalar öne çıkıyor:
Uzmanlar, erken teşhis edilen vakalarda tedavi başarısının belirgin şekilde arttığını belirtiyor.
Aşağıdaki belirtilerden biri veya birkaçı varsa acilen sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor:
Erken müdahale, hastalığın ölümcül komplikasyonlara ilerlemesini önleyebilir.
Sağlık uzmanları, hantavirüs konusunda toplum farkındalığının artırılmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayanların ve kemirgen teması riski bulunan kişilerin hijyen kurallarına dikkat etmeleri ve belirtileri ciddiye almaları gerektiği ifade ediliyor.
Hantavirüs, başlangıçta grip benzeri belirtiler gösterse de kısa sürede yaşamı tehdit eden ciddi bir tabloya dönüşebilir. Ani başlayan yüksek ateş, yoğun kas ağrıları ve kemirgen teması öyküsü varsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşıyor.
Erken teşhis, uygun destek tedavisi ve korunma önlemleri sayesinde hantavirüsün yol açabileceği ağır sonuçların önüne geçmek mümkün oluyor.
Haber : İhsan BAKSİ / Yalova
Yalova’nın Altınova ilçesine bağlı Tavşanlı beldesi, akşam saatlerinde adeta bir savaş alanına döndü. Adli kaynaklardan edinilen bilgiler kapsamında Belediye Başkanı Mücahit Kaçar, ailesini ve aile bireylerine ait işletmeleri hedef alan olaylar zinciri, sosyal medyada başlayan bir tartışmanın nasıl kontrolden çıkabileceğini çarpıcı biçimde gözler önüne serdi.
İddialara göre her şey, bir yemek sözleşmesi üzerinden ortaya atılan ve gerçeği yansıtmadığı belirtilen paylaşımlarla başladı. Başkanın konuyla ilgisi olmadığı anlaşılmasına rağmen, taraflar arasındaki gerilim kısa sürede büyüdü. Klavye başındaki tartışma, yerini sokakta yaşanan tehlikeli bir yüzleşmeye bıraktı. İhaleyi alan üçüncü firmanın Başkan veya ailesiyle bir alakasının olmadığı ortaya çıktı.
Görgü tanıklarının ifadeleri ve güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler, Cengizler ailesine mensup olduğu öne sürülen silahlı bir grubun önce başkanın ailesine ait otele yöneldiğini ortaya koyuyor. Ellerinde silahlarla belde sokaklarında dolaşan grup, Başkanın uğradığı lokalde başkanı göremeyince bu kez hedefini değiştirdi.
Başkanı bulamayan silahlı gurup kardeşi Fatih Kaçar ve kuzeni Fırat gürünce onlara yöneliyor. Fatih KAÇAR ve kuzeni Fırat’ın kalabalığın ortasında H. C. tarafından darp edildiği görüntülere yansıyor. Görüntülerde, linç edilme sebebiyle uzaklaşmaya çalışan Fatih Kaçar, kendisini köşeye sıkıştıran silahlı gruba karşı ruhsatlı silahıyla önce havaya, ardından yere ateş ederek kurtulmaya çalıştığı anlar kameralarda görülüyor. Bu sırada D. C. isimli şahsın silahla ateş ettiği görülüyor. Ancak saldırı bununla da sınırlı kalmadı.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
Saldırgan grup, bu kez aileye ait işletmeye yöneldi. Silahların konuştuğu baskında camlar paramparça olurken, içeride bulunan Başkanın ailesi durumu adli mecraya taşıdı. E. C. isimli şahsın işletmeye ateş ettiği anlar kameralara yansıyor.
Olaylardan habersiz şekilde bir nikâh töreninden dönen Belediye Başkanı Mücahit Kaçarın arabasının önü kesilerek saldırıya uğradı. Kalabalığın saldırısına uğrayan başkan ve kardeşi Ensar Kaçar darp edildi. Ardından başkanın makam aracına açılan ateş, olayın boyutunu bir üst seviyeye taşıdı. O anlarda, henüz 16 yaşında olan Başkanın iki yeğeni çocuğun da darp edildiği görüntüler kameralara yansıdı.
Kameralara yansıyan bir diğer çarpıcı detay ise, olay yerinde bulunan H. C. isimli şahsın yere düşen boş kovanları topladığı görüntülere yansıdı. Bu görüntüler, delillerin karartılmaya çalışıldığı iddialarını güçlendirdi.
Saatler 20:58’i gösterdiğinde saldırının doruk noktasına ulaştığı, başkanın ailesinin bulunduğu işletmeye organize şekilde ateş açıldığı görülüyor. Olay yerine sevk edilen güvenlik güçleri müdahalede bulunurken, bazı şüphelilerin gözaltına alındığı ve olayda 18 yaş altındaki kişilere silah verildiği tespit edildi. Olayla ilgili çok sayıda kamera kayıtlarının bulunduğu ve adli merciilerce olayın faillerinin tespiti amacıyla geniş kapsamlı soruşturmanin devam ettiği belirtilmektedir.
Haber : Yalova Çizgi / Emre Can Kazmalı
Alaşehir futbolunda şok etkisi yaratan bir açıklama geldi. Alaşehir Belediyespor forması giyen Bilal Demir, yaşadığı ağır sakatlık sonrası kulüp yönetimine sert sözlerle yüklendi. İki sezondur takımın başarısı için mücadele eden futbolcu, gördüğü ilgisizlik nedeniyle kamuoyuna açık bir metinle tepkisini dile getirdi.
2025-2026 sezonunu şampiyon tamamlayan Alaşehir Belediyespor’da, play-off sürecinde yaşanan bir olay gündemi sarstı. Bilal Demir, play-off 2. maçında Bakır Gençlerbirliği karşılaşmasının 30. dakikasında ciddi bir sakatlık geçirdi. Yapılan kontrollerde futbolcunun çapraz bağlarının koptuğu tespit edildi. Sakatlığa rağmen saha kenarında kalarak takımına destek veren Demir, asıl hayal kırıklığını o anlarda yaşadığını ifade etti.
Bilal Demir’in açıklamasına göre, sakatlandığı anda kulüp yöneticilerinin durumu ciddiye almak yerine ilgisiz davrandığı iddia edildi. Futbolcu, o anları “unutulmayacak bir hayal kırıklığı” olarak tanımladı. Daha da dikkat çekici olan ise sakatlık sonrası süreç oldu. Demir, aradan 20 gün geçmesine rağmen kulüp yönetiminden ne bir telefon ne de bir “geçmiş olsun” mesajı aldığını belirtti.

24 Nisan 2026 tarihinde ameliyat olduğunu belirten futbolcu, yönetimin bu süreci de görmezden geldiğini söyledi. İddialara göre kulüp yetkilileri, ameliyat sonrasında hastaneye “parasını vermeden evine gitsin, sonra hallederiz” şeklinde bir yaklaşım sergiledi. Bu durum, futbolcu için “bardağı taşıran son damla” oldu.
Bilal Demir, açıklamasında maddi konuların hiçbir zaman önceliği olmadığını vurguladı. Ancak tedavi sürecindeki tüm masrafları kendisinin karşılamak zorunda kaldığını belirtti. Asıl kırgınlığının maddi değil, manevi olduğunu dile getiren futbolcu, şu mesajı verdi:
“Bir sporcunun en zor anında yalnız bırakılması kabul edilemez.”
Alaşehir’in spor kültürüne yakışmadığını ifade ettiği bu durumu kamuoyunun vicdanına bırakan Demir, kulüp yönetimine yönelik eleştirilerini oldukça sert bir dille dile getirdi. Yaşanan bu gelişme, amatör futbol dünyasında sporcu–yönetim ilişkilerinin yeniden tartışılmasına neden oldu.
Türkiye’nin yükselen termal turizm destinasyonlarından Yalova, yeni bir mega yatırımla uluslararası rekabette konumunu güçlendiriyor. Karaderili Şirketler Grubu, 60 milyon dolarlık bütçeyle hayata geçirdiği Terma Garden otel projesini tamamladı. Projenin 15 Mayıs itibarıyla misafir kabulüne başlaması planlanıyor.
32 yılı aşkın sektör tecrübesine sahip grup; Kuşadası, Bodrum, Kütahya, Afyon ve Yalova’daki yatırımlarına bir yenisini ekleyerek portföyünü büyütmeye devam ediyor. Terma Garden’ın devreye girmesiyle birlikte grubun toplam kapasitesi 5.259 yatak ve 278 apart daireye ulaştı.
Grup Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Karaderili, yatırımın yalnızca bir otel projesi olmadığını, aynı zamanda bölgesel kalkınma vizyonunun önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Karaderili, Yalova’ya bugüne kadar toplam 230 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, “Bu proje ile uluslararası turist sayısını üç kat artırmayı hedefliyoruz” dedi.

60 MİLYON DOLARLIK TERMA GARDEN PROJESİ DEVREYE GİRİYOR
32.800 metrekare alan üzerine kurulu Terma Garden, 378 oda ve 1.000 yatak kapasitesiyle yüksek segmentte konumlanıyor. Proje, klasik konaklama anlayışının ötesine geçerek “deneyim odaklı turizm” modelini merkeze alıyor.
Öne çıkan başlıklar:
Bu yapı, Yalova’nın termal turizmdeki rekabet gücünü artıracak şekilde kurgulandı.
Karaderili Grubu, Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Asya pazarlarını kapsayan geniş bir dağıtım ağıyla yılda ortalama 300 bin yabancı turisti ağırlıyor. Terma Garden yatırımıyla bu rakamın 3 katına çıkarılması hedefleniyor.
Bu yaklaşım, yalnızca konaklama gelirini değil, aynı zamanda bölgeye döviz girişini artırarak makro ekonomik katkı sağlamayı amaçlıyor.
Proje;
gibi çok boyutlu kazanımlar sunuyor. Sürdürülebilir turizm perspektifiyle geliştirilen yatırım, uzun vadeli ekonomik değer üretimi hedefliyor.
Türkiye’nin “bacasız sanayi” olarak tanımlanan turizm sektöründe 2028 hedeflerine paralel ilerleyen proje, yüksek kapasiteli ve katma değerli turizm modelini destekliyor. Karaderili Grubu, büyüme stratejisini ölçek, kalite ve uluslararası erişim üzerine kurarak sektördeki konumunu güçlendiriyor.
Terma Garden’ın resmi açılışının, iş, sanat ve cemiyet dünyasından önemli isimlerin katılımıyla önümüzdeki günlerde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Organizasyonun, Yalova’nın marka değerine katkı sağlayacak şekilde yüksek görünürlükle yapılması bekleniyor.