44,8950$% 0.23
52,8913€% -0.09
60,8054£% 0.01
6.965,35%1,07
11.304,00%0,79
45.114,00%0,79
02:00
İnternet, sosyal medya ve mobil bankacılık sistemlerinin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte dolandırıcılık suçları da yeni bir boyuta taşındı. Uzmanlar, özellikle mesaj, sahte internet sitesi ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen dijital dolandırıcılık yöntemlerinin hızla arttığına dikkat çekiyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Avukat Tunahan Akkaya, bilişim sistemleri kullanılarak işlenen dolandırıcılık suçlarının Türk Ceza Kanunu’nda “nitelikli dolandırıcılık” kapsamında değerlendirildiğini belirterek vatandaşları uyardı.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte suç yöntemlerinin de değiştiğine dikkat çeken Akkaya, artık dolandırıcılık eylemlerinin büyük bölümünün internet üzerinden gerçekleştirildiğini ifade etti. Bir mesaj, sahte link veya taklit bir web sitesi aracılığıyla kişilerin kolayca mağdur edilebildiğini belirten Akkaya, özellikle bankacılık ve e-ticaret işlemlerinde dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin 1/f bendi, bilişim sistemleri kullanılarak işlenen dolandırıcılık suçunu nitelikli dolandırıcılık olarak düzenliyor. Bu kapsamda bilişim sistemi yalnızca iletişim aracı değil, doğrudan suçun işlenmesini sağlayan aktif bir araç olarak kabul ediliyor.
Hukuki değerlendirmeye göre bilişim yoluyla dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için üç temel unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekiyor:
Bu üç unsurdan herhangi biri oluşmazsa dolandırıcılık suçunun meydana geldiğinden söz edilemeyeceği belirtiliyor.
Son yıllarda Türkiye’de en sık karşılaşılan bilişim dolandırıcılığı yöntemleri şöyle sıralanıyor:
Uzmanlara göre dolandırıcılar çoğu zaman mağdurun güvenini kazanmak için banka, kargo firması veya kamu kurumu gibi davranarak işlem yapıyor.
Yargıtay içtihatları da bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Örneğin Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 2020/8165 Esas, 2021/63 Karar sayılı ilamında, bilişim sistemleri ve banka hesapları kullanılarak mağdurların aldatılması suretiyle elde edilen menfaat nedeniyle sanıkların TCK 158/1-f kapsamında mahkûmiyetine hükmedildi. Yargıtay incelemesinde, mağdur beyanları, banka kayıtları ve teknik deliller doğrultusunda verilen mahkûmiyet kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtildi.
Benzer şekilde yüksek mahkeme kararlarında;
gibi eylemler de bilişim sistemi aracılığıyla işlenen dolandırıcılık kapsamında değerlendirilebiliyor.
Türk Ceza Kanunu’na göre bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen dolandırıcılık suçunun yaptırımı oldukça ağır.
Bu suç için öngörülen cezalar:
Ayrıca suçun örgütlü şekilde işlenmesi, mağdur sayısının fazla olması veya suçtan elde edilen menfaatin yüksek olması halinde ceza daha da ağırlaşabiliyor.
Hukukçulara göre dijital dolandırıcılık olaylarının önüne geçebilmek için bireysel farkındalık büyük önem taşıyor. Özellikle şu konulara dikkat edilmesi öneriliyor:
Uzmanlar, bu tür dolandırıcılık girişimleriyle karşılaşan vatandaşların derhal savcılığa suç duyurusunda bulunmaları gerektiğini belirtiyor.
Bilişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte dolandırıcılık suçlarının da dijital ortama kaydığına dikkat çeken hukukçular, bu suç tipinin önümüzdeki yıllarda ceza hukuku alanının en önemli başlıklarından biri olmaya devam edeceğini ifade ediyor. Avukat Tunahan Akkaya’ya göre bilişim yoluyla dolandırıcılık yalnızca bireysel dikkatsizlikten kaynaklanan bir sorun değil; hukuki sonuçları son derece ağır olan ve ceza adalet sistemi tarafından ciddi yaptırımlarla karşılanan bir suç türü olarak değerlendirilmelidir.
Dijital Tuzaklara Karşı Hukuki Alarm: Avukat Tunahan Akkaya’dan “Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık” Uyarısı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.